12 Kasım 2008 Çarşamba

Yeni rektörünü bekleyen üniversite

Karanlık. Çimenlerin üzerinde sararmış yapraklar gecenin rüzgarsızlığı ile taş misali duruyor kocaman kapının önünde. Kimi yıllarda paşalar geçmiş içinden, dünyayı dize getireceğini sanan çürümüş ordulara komuta eden; kimi zaman elinde silahlar nişan aldılar yine aynı kapının önünde çıkan öğrencilerin üzerine kurşun yağdırmak için “polisimsiler”. Üniversiteye giriş hayalleriyle yuvarlak karalayan gençlerin test kitapçığı kapaklarında basılıdır aynı kanlı kapı. Ve aynı kanlı kapı üzerinde bir bezde “6.filo defol” yazısıyla kazınmıştır zihnime. Şimdi ise ıssız; geceden mi yaşlılıktan mı bilinmez. Yorulmuş bizim kapı. Önünde akşam pazarı açan işportacılar. Gündüzün aksine bir tenhalık ve titreten ayaz. Soğan kuru, ekmek yavan artık. Sömürünün sonucu ağır ama herkesin kanıksadığı bu ağırlık yükünü iyice verdi Ahmet'in Mehmet'in sırtına. Kanını doyuramaz halde neredeyse ve neredeyse orta sınıf bile.... tabi kaldıysa. Kapı ise onlara bakıyor, tüm yorgunluğu ve asaletiyle. Yine o kapıdan çıkacak “6.filoları” defedecekler.

Hiç yorum yok: