Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
NAZIM HİKMET
30 Mart 2009 Pazartesi
I DON'T WANNA MISS A THING
I could stay awake just to hear you breathing
Watch you smile while you are sleeping
While youre far away dreaming
I could spend my life in this sweet surrender
I could stay lost in this moment forever
Every moment spent with you is a moment I treasure
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
Lying close to you feeling your heart beating
And Im wondering what youre dreaming
Wondering if its me youre seeing
Then I kiss your eyes
And thank God were together
I just want to stay with you in this moment forever
Forever and ever
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
I dont want to miss one smile
I dont want to miss one kiss
I just want to be with you
Right here with you, just like this
I just want to hold you close
Feel your heart so close to mine
And just stay here in this moment
For all the rest of time
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
I dont want to miss a thing
Watch you smile while you are sleeping
While youre far away dreaming
I could spend my life in this sweet surrender
I could stay lost in this moment forever
Every moment spent with you is a moment I treasure
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
Lying close to you feeling your heart beating
And Im wondering what youre dreaming
Wondering if its me youre seeing
Then I kiss your eyes
And thank God were together
I just want to stay with you in this moment forever
Forever and ever
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
I dont want to miss one smile
I dont want to miss one kiss
I just want to be with you
Right here with you, just like this
I just want to hold you close
Feel your heart so close to mine
And just stay here in this moment
For all the rest of time
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
Cause Id miss you baby
And I dont want to miss a thing
Cause even when I dream of you
The sweetest dream will never do
Id still miss you baby
And I dont want to miss a thing
Dont want to close my eyes
I dont want to fall asleep
I dont want to miss a thing
27 Mart 2009 Cuma
Ne bis in idem
Kırk akıllının çıkarmadığı taşlardan biri düştü üzerime hava saldırısı sirenleri çalarken hatta deler geçerken kulak zarımı. İki el silah sesi duyuldu uzaktan. Biri yere yığılmıştı o an. Benimle aynı anda elini yukarıya doğru uzattı çaresizce. Göğü delip tanrıya ulaşmak mümkünmüşcesine... Veda şarkısını söylemeye fırsatı olmadan çekilmişti ipi. Derisinin üzerindeki kızarıklıklar bir işkence seansının temsil heyeti gibiydi. Eskinin lideri şimdinin sevilmeyeniydi. Küçük bir çocuğun sizi ağlamaklı yapan masum ifadesi sinmişti yüzüne ölmeden saniyeler önce. Uyandırmaya çalıştım, uyanmadı. Oysa sadece veda şarkımı söyleyecektim, sadece bana ait olan şarkımı. Masumiyetim kaybolduğunda notalar karamsarlaştı ve sol anahtarına taktığım susturucu çok işe yaradı. Kimse duyamayacaktı ne çaldığımı. Tonları ayarladım, akord ise yerindeydi. Son kırmızı ışık yandığında adrenalin patlaması yaşayan F1 pilotu gibi bekledim ilk perdeyi. Sıra bendeydi. Şarkıya eklemlenme sıram... Gözlerim sonuna kadar açık, parmaklarım da bir o kadar hazırdı. Beni gevşetip reflekslerimi zayıflatacak bir arjantin bira yerine su içmeyi tercih ettiğimden midir yoksa yarının ne getireceğinin belirsizliğini kabullenişimden mi bilmem ama bu seferki 3 dakika o ana kadar olanların en iyisiydi. Bitti. Herkes görevini yerine getirmişti ve mutluydu senaryonun bir parçası olmaktan. Zaman sona erene kadar doğal olmayan tüm birimlerin birlikteliği sona ermeli. Hiçbir yan-yanalık sonsuz değildir notalarınki kadar. Cehennemden çıkışın tek anahtarıdır o tını. Beni aşk ile iyileştir lütfen çünkü duyabildiğim tek şey sensin yoğun davul sesi, distortion ve bet bir vokalin arkasından. Seninse yapabildiğin tek şey sadece sen olmak. Sana dokunmadıkça sadece sensin. Ve parmaklarım değmezse sana, biz asla biz olamayız. Peki ya tapınağımız nerede? Üzerimde olduğun her yer mi yoksa ilahi kudrette desibele çıkabildiğimiz özel bir yer var mı Zeus'a bile sesimizi duyurabildiğimiz? Bu arada yeri gelmişken; söylemeye çalıştığım şey bekliyor olacağımdır.
22.03.09
01:49
Ali Emrah TOKATLIOĞLU
22.03.09
01:49
Ali Emrah TOKATLIOĞLU
24 Mart 2009 Salı
Herkes Gibi
«BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN»
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
334 (1918) - Yaz - Kadıköy
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
(Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920)
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
334 (1918) - Yaz - Kadıköy
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
(Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920)
18 Mart 2009 Çarşamba
16 Mart 2009 Pazartesi
Let Me Kiss You - Morrisey
There's a place in the sun
For anyone who has the will to chase one..AND I
I think I've found mine
Yes, I do believe I have found mine
So, close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you
I've zig-zagged all over America and I cannot find a safety haven
Say, would you let me cry on your shoulder
I've heard that you'll try anything twice
Close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you
But then you open your eyes and you see someone that you physically despise
But my heart is open, my heart is open to you.
For anyone who has the will to chase one..AND I
I think I've found mine
Yes, I do believe I have found mine
So, close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you
I've zig-zagged all over America and I cannot find a safety haven
Say, would you let me cry on your shoulder
I've heard that you'll try anything twice
Close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you
But then you open your eyes and you see someone that you physically despise
But my heart is open, my heart is open to you.
14 Mart 2009 Cumartesi
Deniz'im
Engin bir denizim adeta
Uçsuz bucaksız
Gözünün alabildiğine
Öğrendiklerin benden
Ve benim öğretebildiklerim
Senin eserin sadece
İçimdeki yaşam alanı
Tuzluluk oranım
Rüzgarlarım
Tam yol ileri yol alan
Kaptanlarım ve tayfalarım
Sevdiklerine kavuşan
Yahut onlardan uzaklaşan
Yolcularım
Peki ya ben bu kadar sonsuz olur muydum;
İçime dökülen ırmaklar, üzerime yağan yağmurlar
Sonsuz olmasa?
Uçsuz bucaksız
Gözünün alabildiğine
Öğrendiklerin benden
Ve benim öğretebildiklerim
Senin eserin sadece
İçimdeki yaşam alanı
Tuzluluk oranım
Rüzgarlarım
Tam yol ileri yol alan
Kaptanlarım ve tayfalarım
Sevdiklerine kavuşan
Yahut onlardan uzaklaşan
Yolcularım
Peki ya ben bu kadar sonsuz olur muydum;
İçime dökülen ırmaklar, üzerime yağan yağmurlar
Sonsuz olmasa?
12 Mart 2009 Perşembe
Ben Ellerin Olmadan da Yaşarım
Yağmurlarda doğmuş olsak
Güneşlerde çiçek açsak
Biz baharı göremeyiz
Biz yalandan sevemeyiz
Biz beraber solsak da
Asla birlikte ölemeyiz
Seni sensiz anladım
Sana ihtiyacım yok artık
Seni sen yokken sevdim
Aramıza girme sevgilim
Senin yüzünden bu alem beni
Dile sardı
Ben bu aleme
Şaşarım
Sen ellerin ol sevdiğim
Ben ellerin olmadan da yaşarım
Güneşlerde çiçek açsak
Biz baharı göremeyiz
Biz yalandan sevemeyiz
Biz beraber solsak da
Asla birlikte ölemeyiz
Seni sensiz anladım
Sana ihtiyacım yok artık
Seni sen yokken sevdim
Aramıza girme sevgilim
Senin yüzünden bu alem beni
Dile sardı
Ben bu aleme
Şaşarım
Sen ellerin ol sevdiğim
Ben ellerin olmadan da yaşarım
Arkadaşım
Ya sığınamayanlar? Her yanda ters dönmüş bir "D". Akan yağmur suyunda, asfaltta, sokak lambasında, arabanın camında... Bereketi de kendi varlıklarına bağlayanlar inancımın bekaretinde boğulacaklar. Yağmur aldı götürdü yine pislikleri. Yeniden, yağmurun varlığına ve ihtimaline inat pislenecek dünya ve yağmur yine gelecek. İlla ki gelecek. Hayırdır? Ne bu telaş? Acele etme. Her yer ıslak şimdi. Koku ise nefes açıcı. Toprağa dokun ve kokla. Tabi bulabilirsen. Doğadan soyutlanmış şehrin üzerine üzerine yağıyor doğa. Ve bugün o pisliğin ortasındaki vaha, o aşağı tabaka, o sade dünya, odun sobasıyla ısınırken her koltuğun üzerinde bir battaniye farkedilir ancak üşüyüp kalkmak isterken. Üzerimizi örtme vakti değil. Bir ol, var ol ve yok et. Temizi kirden ayıran yağmur gibi. Yok et. Ve dünya o yok oluşta bulsun varlığını. Senin sayende.
11 Mart 2009 Çarşamba
RHCP - Californication
Red_Not_Chili_Peppers_-_Californication - Red Not Chili Peppers
Psychic spies from China
Try to steal your mind's elation
Little girls from Sweden
Dream of silver screen quotations
And if you want these kind of dreams
It's Californication
It's the edge of the world
And all of western civilization
The sun may rise in the East
At least it settles in the final location
It's understood that Hollywood
sells Californication
Pay your surgeon very well
To break the spell of aging
Celebrity skin is this your chin
Or is that war your waging
[Chorus:]
First born unicorn
Hard core soft porn
Dream of Californication
Dream of Californication
Marry me girl be my fairy to the world
Be my very own constellation
A teenage bride with a baby inside
Getting high on information
And buy me a star on the boulevard
It's Californication
Space may be the final frontier
But it's made in a Hollywood basement
Cobain can you hear the spheres
Singing songs off station to station
And Alderon's not far away
It's Californication
Born and raised by those who praise
Control of population everybody's been there
and
I don't mean on vacation
[Chorus]
Destruction leads to a very rough road
But it also breeds creation
And earthquakes are to a girl's guitar
They're just another good vibration
And tidal waves couldn't save the world
From Californication
Pay your surgeon very well
To break the spell of aging
Sicker than the rest
There is no test
But this is what you're craving
Incubus - Drive
Drive - Incubus
Sometimes, I feel the fear of,
uncertainty stinging clear.
And I can't help but ask
myself how much I'll let the fear
take the wheel and steer.
It's driven me before, and it seems to a faint,
haunting mass appeal.
But lately I, am beginning to find that I,
should be the one behing the wheel.
Chorus
Whatever tomorrow brings, I'll be there,
with open arms and open eyes, yeah.
Whatever tomorrow brings, I'll be there,
I'll be there....
So if I, decide to waiver my,
chance to be one of, the hive.
Will I, choose water over wine
and hold my own and drive?
It's driven me before, and it seems to be the way,
that everyone else gets around,
But lately I'm, beginning to find that,
When I drive myself my light is found.
Chorus
Would you choose, water over wine,
hold the wheel and drive...
ChorusSometimes, I feel the fear of,
uncertainty stinging clear.
And I can't help but ask
myself how much I'll let the fear
take the wheel and steer.
It's driven me before, and it seems to a faint,
haunting mass appeal.
But lately I, am beginning to find that I,
should be the one behing the wheel.
Chorus
Whatever tomorrow brings, I'll be there,
with open arms and open eyes, yeah.
Whatever tomorrow brings, I'll be there,
I'll be there....
So if I, decide to waiver my,
chance to be one of, the hive.
Will I, choose water over wine
and hold my own and drive?
It's driven me before, and it seems to be the way,
that everyone else gets around,
But lately I'm, beginning to find that,
When I drive myself my light is found.
Chorus
Would you choose, water over wine,
hold the wheel and drive...
ChorusBlink and you miss a beat
Keep pne of your eyes open at all times.
Think that you're on the brink?
The shit hasn't even begun to hit the fan.
Consequence you'll see will be stranger
than a ganng of drunken mimes.
Situation has a stink.
Better clear the air before
your son becomes a man.
Blink, everything's been augmented,
you've been left so far behind.
I think, for sure, next time
you should wear a pair of eyes
in the back or your head.
Consequence you've seen
has been stranger than si-fi of any kind.
Situation baffles me,
I guess it's ture, you too
are one of the walking dead.
(Chorus):
You better think fast!
Casue you never know
whats comming around the bend.
You better not blink!
For consequence is a bigger
word than you think.
It's bigger than you or me
(Repeat) Chorus
9 Mart 2009 Pazartesi
Oleyyy kitap!!!
15 dakikalık giriş dersi için 4 saat bekleyen bünyemin sabırsızca oturduğu batak masası, elektriklerin gidişi, kazağımın ıslanışı ve çıkarmak zorunda oluşum ve güneşin batışı ile birlikte sanki derin dondurucudaymışım hissi vermeye başlamıştı ki elektriklerin geleceğinden ümidi kesip kalktık üç kalemşör. Kupa kızı ve ası sevmemişti zaten beni. Aslı şu ki girdiğim ihaleleri tek farkla kaybetmem işin özeti gibiydi. Yürüyecektik, eminönüne doğru. Dar ve arnavut kaldırımlı sokaktan geçerken karşımızdan bir psikopat geliyordu elinde ikiye katlanmış kemer, kendi ayağına tehditkar bir şekilde vura vura. Üç kişiydik ve "delikanlılığını" sadece bize doğru yan bakarak gösterebildi. Top sesi duyuldu sonra, ucuz bakkal toplarının yerini artık düşük kaliteli futbol topları almıştı üretim ve tüketim şeklinin değişmesiye. Ucuz malzemeyle yapılan ucuz futbol topuydu fakat bizim oynadığımız plastik toplardan daha tercih edilebilir olduğu kesindi bir çocuğa göre. Yasacı irkildi. Hoşuna gitmişti topun yere vurunca çıkardığı ses. Çocukluğuna döndü belki. "Hadi bi alman kale yapalım şurada" dedi ama yürümeye devam ettik. Az ileride iki küçük kız çocuğu geldi ellerinde poşet ve iki adet selpak ile üzerimize doğru. Ben çantama sarıldığımda Yasacı ve Dodo iki adım önümdelerdi, "okuyor musunuz bakayım siz kızlar" dedim ve bu sırada çantamı açarken içindeki selpak yere düştü. "Selpağım var görüğünüz gibi ama ben size bir şey vereyim" dedim ve iki adet paket verdim içi şu her zamanki gibi kitap kalem defter silgi kalemtraş dolu olan. Kızlardan büyük olan bir hışımla alırken elimden, diğeri sordu "bu ne" diye. "Açınca görürsün" dedim. Bu sırada yasacı ve dodo bana bakıyor, yasacı hafif bir tebessümle neyi amaçladığımı anlatıyordu dodoya. Kızlar 10-15 metre uzağa gittiler, kaldırıma oturup paketleri açtılar. Dodo biraz da eğlenceli bir ifadeyle "erdemli insan" dedi bana ve tam bu sırada o sesi duydum. Uzun zamandır beni hiç bir şeyin mutlu etmediği kadar mutlu eden o sesi.
"OLEYY KİTAP!!!"
Kısaca amacımı açıkladım yokuştan aşağıya inerken. Esnaf kepenk kapatıyordu belki de bir çoğu siftah yapmadan. Dolar 1.82 seviyesine fırlamıştı. Kafamızı kaldırdığımızda "gücümüz millet işimiz hizmet" diyordu pankartında arap-kürt partisi fatih adayı neye hizmet ettiğini bizden daha iyi bilen bir aymazlıkla. Memur tipli chp adayı ise "dürüstlük için" diyordu sloganında bilboardın üzerindeki afişte. Sanırım arap-kürt partisi kendi politikalarının sonucu olan ekonomik yıkımı, global krizin paravanına saklayarak bu seçimlerde de iyi bir oy toplayacak. Ve tabi çökmüş ve bölünmüş, onlar gibi devletin tüm imkanlarını kendi partisinin propagandası için kullanamayan sol kesimin varlığının da yardımıyla. Okuyun kızlar. Paradan daha değerli olsun o kitaplar da onurunuz da.
"OLEYY KİTAP!!!"
Kısaca amacımı açıkladım yokuştan aşağıya inerken. Esnaf kepenk kapatıyordu belki de bir çoğu siftah yapmadan. Dolar 1.82 seviyesine fırlamıştı. Kafamızı kaldırdığımızda "gücümüz millet işimiz hizmet" diyordu pankartında arap-kürt partisi fatih adayı neye hizmet ettiğini bizden daha iyi bilen bir aymazlıkla. Memur tipli chp adayı ise "dürüstlük için" diyordu sloganında bilboardın üzerindeki afişte. Sanırım arap-kürt partisi kendi politikalarının sonucu olan ekonomik yıkımı, global krizin paravanına saklayarak bu seçimlerde de iyi bir oy toplayacak. Ve tabi çökmüş ve bölünmüş, onlar gibi devletin tüm imkanlarını kendi partisinin propagandası için kullanamayan sol kesimin varlığının da yardımıyla. Okuyun kızlar. Paradan daha değerli olsun o kitaplar da onurunuz da.
Her şey sadece dokunmaktır
Öksürdüm fakat çıkmıyordu. Kaşarın kalınlığından mı yoksa yudumu büyük ısırıp az çiğnemekten mi bilmem, sıcak kaşar boğazıma yapışmıştı. öksürdüm. Geçmedi, bi daha öksürdüm. Nefes alamıyordum. Yutkunmayı denedim olmadı. Mide bulantısı da başladı ve öğürmek de kar etmedi. Şuursuzca banyodaydım. Sıcak kaşar ise solunum yollarımın tam ortasında. Yüzümdeki dehşet ifadesinin rengi kırmızıydı. Her şey bir buçuk dakika içinde oldu. Ölümle yüzleştim. Son çare parmağımı boğazıma sokup kaşarı tutmaya ve sökmeye çalıştım, sadece ufak bir parçası koptu ve elime geldi. Hala öksürüyordum, fakat hayatım henüz film şeridi olmamıştı. Bir anda yutkunabildim. Nefes alıyordum. Kardeşim ve anneannem dehşet içinde beni izlediler. Saate baktım 8.50 idi. Bir şans daha kazanmıştım tanrıdan. Dikiş izlerime dokundum, sonra gırtlağımı yumuşatmak için biraz su içtim. Günüm ise "kaşar" geyikleriyle geçti. Güldürdüm evlatlarımı ama onlar gülerken aslında yanlarında olmayabilirdim.
8 Mart 2009 Pazar
Mutluluk veren bilgi
Peki ya bu gece nasıl bitecek? Yağmur ahmaklığımın üzerine yağarken ben kafamı nedensizce sola cevirdim. Tek bir insanın kıvrılarak yatacağı divan, çay ocağının son boş kalan yaşam alanına iliştirilmiş. Hem dükkan, hem ev, hem yurt, hem vatan. Bir yanda çay demlikleri, altında divan. Kitaplar yığılı mıdır içinde bilmem ama daha iyi bir sorum var. Kaç kitap okumaya eşdeğer orda yaşamak? İki saniyelik bir kare belki özeti hayatın. Yağmur ve ahmaklık seansını sona erdiren, şemsiyemi açtıran kare. Ve hepiniz öleceksiniz, birer it gibi, tek tek. Sadece o adam yalnız ölmeyecek, titremeden. Son nefesini ciğerine doldurup gidecek. O divan boş kalacak. Bana kalacak. Tek kişilik bir divan. Hatta yarım kişilik. Boşluklarını doldurmaya çalışanlar etrafında çok fazla doldurmaya meraklı akbaba bulacak. Boşlukları elbet doldururlar ama hiçbiri o divan kadar haz vermez, yaşayacakları orgazmların hiç biri. Ve hepsinin hesabı tek tek sorulacak. Sadece planın bir parçasıysalar kurtulabilirler. Herkes için hediyem hazır.
7 Mart 2009 Cumartesi
6 Mart 2009 Cuma
4 Mart 2009 Çarşamba
1 Mart 2009 Pazar
Açık mektup sayın bilgisayar kurdu...
Planınız nedir? Anormal olarak geliştiriyorsunuz her şeyi. Bu kadar aptal mı olmalıydı gönderiğiniz adam. Benim attığım oltayla beni avlamaya çalışıyor. Hangi numaraya baktınız, yada telefonumdaki sorun nedir? Ne yerleştirdiniz ya da? Canınız cehenneme. Bundan sonra biraz daha akıllı adamlar verin benimle muhattap olacak ve benimle ilgili planlarınızı gerçekleştirecek. Bir de sanal ortamdaki takibinizde deşifre oldunuz. Çift kullanıcı görünümünü farkettiğimde sizin için çok geçti sanırım. Sizin de erken(!) farketmenize sevindim. Özellikle feysbuktaki olayı. Artık resimlerimi rahat açabiliyorum, sinir olmuştum. Siz isteyin ben kendi raporumu yazıp gönderirim adresinize. Yeter ki normal akışı bozmayın hayatımın detaylarındaki. Her birinizi sevgiyle selamlıyorum. Buluşacağımız gün heyecanlı olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)