27 Mart 2009 Cuma

Ne bis in idem

Kırk akıllının çıkarmadığı taşlardan biri düştü üzerime hava saldırısı sirenleri çalarken hatta deler geçerken kulak zarımı. İki el silah sesi duyuldu uzaktan. Biri yere yığılmıştı o an. Benimle aynı anda elini yukarıya doğru uzattı çaresizce. Göğü delip tanrıya ulaşmak mümkünmüşcesine... Veda şarkısını söylemeye fırsatı olmadan çekilmişti ipi. Derisinin üzerindeki kızarıklıklar bir işkence seansının temsil heyeti gibiydi. Eskinin lideri şimdinin sevilmeyeniydi. Küçük bir çocuğun sizi ağlamaklı yapan masum ifadesi sinmişti yüzüne ölmeden saniyeler önce. Uyandırmaya çalıştım, uyanmadı. Oysa sadece veda şarkımı söyleyecektim, sadece bana ait olan şarkımı. Masumiyetim kaybolduğunda notalar karamsarlaştı ve sol anahtarına taktığım susturucu çok işe yaradı. Kimse duyamayacaktı ne çaldığımı. Tonları ayarladım, akord ise yerindeydi. Son kırmızı ışık yandığında adrenalin patlaması yaşayan F1 pilotu gibi bekledim ilk perdeyi. Sıra bendeydi. Şarkıya eklemlenme sıram... Gözlerim sonuna kadar açık, parmaklarım da bir o kadar hazırdı. Beni gevşetip reflekslerimi zayıflatacak bir arjantin bira yerine su içmeyi tercih ettiğimden midir yoksa yarının ne getireceğinin belirsizliğini kabullenişimden mi bilmem ama bu seferki 3 dakika o ana kadar olanların en iyisiydi. Bitti. Herkes görevini yerine getirmişti ve mutluydu senaryonun bir parçası olmaktan. Zaman sona erene kadar doğal olmayan tüm birimlerin birlikteliği sona ermeli. Hiçbir yan-yanalık sonsuz değildir notalarınki kadar. Cehennemden çıkışın tek anahtarıdır o tını. Beni aşk ile iyileştir lütfen çünkü duyabildiğim tek şey sensin yoğun davul sesi, distortion ve bet bir vokalin arkasından. Seninse yapabildiğin tek şey sadece sen olmak. Sana dokunmadıkça sadece sensin. Ve parmaklarım değmezse sana, biz asla biz olamayız. Peki ya tapınağımız nerede? Üzerimde olduğun her yer mi yoksa ilahi kudrette desibele çıkabildiğimiz özel bir yer var mı Zeus'a bile sesimizi duyurabildiğimiz? Bu arada yeri gelmişken; söylemeye çalıştığım şey bekliyor olacağımdır.

22.03.09
01:49

Ali Emrah TOKATLIOĞLU

Hiç yorum yok: