15 dakikalık giriş dersi için 4 saat bekleyen bünyemin sabırsızca oturduğu batak masası, elektriklerin gidişi, kazağımın ıslanışı ve çıkarmak zorunda oluşum ve güneşin batışı ile birlikte sanki derin dondurucudaymışım hissi vermeye başlamıştı ki elektriklerin geleceğinden ümidi kesip kalktık üç kalemşör. Kupa kızı ve ası sevmemişti zaten beni. Aslı şu ki girdiğim ihaleleri tek farkla kaybetmem işin özeti gibiydi. Yürüyecektik, eminönüne doğru. Dar ve arnavut kaldırımlı sokaktan geçerken karşımızdan bir psikopat geliyordu elinde ikiye katlanmış kemer, kendi ayağına tehditkar bir şekilde vura vura. Üç kişiydik ve "delikanlılığını" sadece bize doğru yan bakarak gösterebildi. Top sesi duyuldu sonra, ucuz bakkal toplarının yerini artık düşük kaliteli futbol topları almıştı üretim ve tüketim şeklinin değişmesiye. Ucuz malzemeyle yapılan ucuz futbol topuydu fakat bizim oynadığımız plastik toplardan daha tercih edilebilir olduğu kesindi bir çocuğa göre. Yasacı irkildi. Hoşuna gitmişti topun yere vurunca çıkardığı ses. Çocukluğuna döndü belki. "Hadi bi alman kale yapalım şurada" dedi ama yürümeye devam ettik. Az ileride iki küçük kız çocuğu geldi ellerinde poşet ve iki adet selpak ile üzerimize doğru. Ben çantama sarıldığımda Yasacı ve Dodo iki adım önümdelerdi, "okuyor musunuz bakayım siz kızlar" dedim ve bu sırada çantamı açarken içindeki selpak yere düştü. "Selpağım var görüğünüz gibi ama ben size bir şey vereyim" dedim ve iki adet paket verdim içi şu her zamanki gibi kitap kalem defter silgi kalemtraş dolu olan. Kızlardan büyük olan bir hışımla alırken elimden, diğeri sordu "bu ne" diye. "Açınca görürsün" dedim. Bu sırada yasacı ve dodo bana bakıyor, yasacı hafif bir tebessümle neyi amaçladığımı anlatıyordu dodoya. Kızlar 10-15 metre uzağa gittiler, kaldırıma oturup paketleri açtılar. Dodo biraz da eğlenceli bir ifadeyle "erdemli insan" dedi bana ve tam bu sırada o sesi duydum. Uzun zamandır beni hiç bir şeyin mutlu etmediği kadar mutlu eden o sesi.
"OLEYY KİTAP!!!"
Kısaca amacımı açıkladım yokuştan aşağıya inerken. Esnaf kepenk kapatıyordu belki de bir çoğu siftah yapmadan. Dolar 1.82 seviyesine fırlamıştı. Kafamızı kaldırdığımızda "gücümüz millet işimiz hizmet" diyordu pankartında arap-kürt partisi fatih adayı neye hizmet ettiğini bizden daha iyi bilen bir aymazlıkla. Memur tipli chp adayı ise "dürüstlük için" diyordu sloganında bilboardın üzerindeki afişte. Sanırım arap-kürt partisi kendi politikalarının sonucu olan ekonomik yıkımı, global krizin paravanına saklayarak bu seçimlerde de iyi bir oy toplayacak. Ve tabi çökmüş ve bölünmüş, onlar gibi devletin tüm imkanlarını kendi partisinin propagandası için kullanamayan sol kesimin varlığının da yardımıyla. Okuyun kızlar. Paradan daha değerli olsun o kitaplar da onurunuz da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder