9 Mart 2009 Pazartesi
Her şey sadece dokunmaktır
Öksürdüm fakat çıkmıyordu. Kaşarın kalınlığından mı yoksa yudumu büyük ısırıp az çiğnemekten mi bilmem, sıcak kaşar boğazıma yapışmıştı. öksürdüm. Geçmedi, bi daha öksürdüm. Nefes alamıyordum. Yutkunmayı denedim olmadı. Mide bulantısı da başladı ve öğürmek de kar etmedi. Şuursuzca banyodaydım. Sıcak kaşar ise solunum yollarımın tam ortasında. Yüzümdeki dehşet ifadesinin rengi kırmızıydı. Her şey bir buçuk dakika içinde oldu. Ölümle yüzleştim. Son çare parmağımı boğazıma sokup kaşarı tutmaya ve sökmeye çalıştım, sadece ufak bir parçası koptu ve elime geldi. Hala öksürüyordum, fakat hayatım henüz film şeridi olmamıştı. Bir anda yutkunabildim. Nefes alıyordum. Kardeşim ve anneannem dehşet içinde beni izlediler. Saate baktım 8.50 idi. Bir şans daha kazanmıştım tanrıdan. Dikiş izlerime dokundum, sonra gırtlağımı yumuşatmak için biraz su içtim. Günüm ise "kaşar" geyikleriyle geçti. Güldürdüm evlatlarımı ama onlar gülerken aslında yanlarında olmayabilirdim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder