- Bir çoğunluğa baş eğdirmekle bir toplumu yönetmek arasında her zaman büyük bir fark vardır.
- O topraktan bir an için öteki insanları uzaklaştırma gücüne sahip olmak, onların hakkını bir daha asla oraya dönmemek üzere ellerinden almaya yetecek midir?
- Tek tek kişileri istençlerini akıllarına uydurmaya zorlamak, halka da ne istediğini bilmeyi öğretmek gerekir.
- Eğer insanlara hükmeden kişinin yasalara hükmetmemesi zorunlu ise, yasalara hükmeden kişi de insanlara hükmetmemek zorundadır; aksi takdirde o yasalar, yasa koyucunun tutkularının görevlileri olarak, çoğu kez ona adaletsizliklerini sürdürmekten başka bir şey yaptırmayacaklardır; tikel görüşlerin eserinin kutsallığını bozmalarını asla engelleyemeyecektir.
- Nafile saygınlıklar geçici bir bağ oluştururlar; o bağı kalıcı kılan yalnızca bilgeliktir.
- Toplumsal bağ ne ölçüde yayılırsa o ölçüde gevşer; ve genellikle küçük bir devlet, orantısal olarak büyük bir devletten daha güçlüdür.
- Bir amaca doğru yürüken ilk olarak oraya gitmeyi istemem gerekir, ikinci olarak da ayaklarımın beni oraya götürmesi.
- Yürütme gücünün yasama gücüyle birleşik olduğu bir esas teşkilattan daha iyisi olabilemezmiş gibi görünüyor; ama bu yönetimi bazı yönlerden yetersiz kılan şey bizatihi budur, çünkü ayrıştırılmış olması gereken şeyler ayrıştırılmamıştır ve de hükümdar ve egemen aynı kişi olduklarından, bir bakıma yönetimsiz bir yönetimden başka bir şey oluşturmazlar.
- Eğer tanrılardan oluşan bir halk olsaydı, kendini demokratik bir şekilde yönetirdi. Böylesine kusursuz bir yönetim insanlara uygun değildir.
- Özgürlük her iklimde yetişen bir meyve olmadığından bütün halkların erişebileceği şey de değildir.
- Dediğimdedikçilik, tebaayı mutlu kılmak için yönetecek yerde, yönetmek için sefil kılar.
- Siyasi toplaşmanın ereği nedir? Mensuplarının korunması ve refahıdır.
- Kalıcı bir kurum oluşturmak istiyorsak onu asla ebedi kılmayı düşünmeyelim.
- Devlet hiçbir zaman yasalar aracılığıyla var olmaz, yasama erkiyle var olur.
- Gerçekten özgür bir ülkede yurttaşlar her şeyi kol gücüyle yaparlar, hiçbir şeyi parayla yapmazlar; kendilerini ödevlerinden bağışık kılmak için para ödemek bir yan, onları yerine getirmek için ödemede bulunurlardı.
- Dünyanın en mutlu halkında köylü topluluklarının devlet işlerini bir çınarın altında hallettiklerini ve her zaman bilgece davrandıklarını gördüğümüz zaman, onca sanat ve gizemle kendilerini namlı ve sefil kılan öteki ulusların incelmişliklerini hor görmemek mümkün müdür?
Ali Emrah...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder