Aşkım sen benim canımsın
Kanıma karışmış kanın
Söyle kimlerden kaçarsın
Boşuna durmadan ağlarsın
Yavrum sen benim balımsın
Tadına alışmış canım
Aah güzel kuşum gir kanıma
Ben zaten sarhoşum
Nerdesin.... sevgilim...
Söyle nerdesin bal
Artık benlesin bal
Söyle nerdesin bal
Artık benlesin bal
Artık sen benim canımsın
Canlı kalan tek yanımsın
...duman...
Hep bıraktığın anda gelir sana derler ya kovaladıkça kaçarken. Öyle mi oldu ki yine. Yine mi fikrimin çizgileri kalbimin silgisiyle silinecekti. Bu sefer hayırdı. Hayır. Aklım artık buna izin vermeyecekti. Ama bir kıyak yaptı bu sefer, kalbim mi aklıma aklım mı kalbime bilinmez ama; aynı fikirdeydiler ikiside şaşılası şekilde. Bu sefer nedenini biliyorum. Nasıl oldu, nasıl gelişti her şey dediğinizde anlatacak bir hikayem yok bu sefer. Daha iyisi hiç olmamışı var. Nedenini biliyorum bu sefer. Neden? Çünkü fikrimin ince çizgilerinin üzerinden geçti onun kırmızı kalemi. Bana beni mi anlatıyordu, gözler mi körelmişti yoksa. Yok yok, duygu yoğunluğunun verdiği pervasızca ve zorlarcasına yapılan "ne kadar çok ortak yönümüz var" safsatası değil anlatmak istediğim. Tarifsiz tasniflerde kaybolmak gelir içimden şimdi. Kurduğum cümleyi anlayan, yüreğimi de zihnimi de aynı anda anlayabilen, çekip çeviren, kendi ayaklarıyla ve nerede duracağını bilen, iki kelimeyi bir araya getirebilen, yürekli, açık ve en önemlisi ceseratle dürüstlüğün tavan yaptığı sen. Biberondan süt içtiğim çağlarda ağzıma tıkadıkları emziği batırdıkları bal kasesi şimdi hangi tozlu raftadır bilemem ama bitmeyen bir "balım" var artık ve balı bitince fırt diye attığım emzikler yok ağzımda.
Ali Emrah...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder