13 Şubat 2008 Çarşamba

Doğumun doğuşu...

İfadesizliklerimde kaderim ve kaderimin çizdiği yolda kanlı ellerim. Kalbimi tutarken, hiç farketmeden, canım yanarken, onu sıkarken, kanatanın da kanayanın da ben olduğunu farketmeyecek kadar mı sarhoştum. Tozun pembesi olur mu hiç, yok olanı var zannetmekte üstümüze yoktur ama. O da yetmezmiş gibi en tepeye koyarız. Ve en tepedeki aslında bir hiçtir gerçekte. Örter üzerini zihinlerin, hissettiğimiz gibi yaşarız. Hazlar bastırılırken, insanlık insanın ta derinine gömülmeye çalışılırken, insanlıktan çıkmışlar değil midir bizi yönetenler ve tatminsiz düşkünler. Gece aydınlatır gündüzlerimi. Ölüme yaklaşmanın aslında hayatın ta kendisini daha çok farketmeyi sağlaması gibidir bu. Üstün başın çamur olunca anlarsın temizliğini ve küfredersin, ya çamuru sıçratana, ya çamuru yaratana ya da çamurun ta kendisine. Ya bir adım geriden gelseydin, yine üzerinde mi olacaktı o çamur yoksa sıyırıp geçecek miydi? Gündüz gözüyle görülmeyenleri gece görenler kaç kişiydi ki? Ya da hala kaç kişiler? Bilimsel düşüncenin ürünü olan ampülü, karanlığın ta kendisi yapanlar ellerinde ampulleriyle gece yarısı düşünen adam avına başlamazlar mı gün gelir de. Ufacıkken, aynı masum duayı eden iki çocuk... şimdi biri gören, duyan, düşünen, anlamlandıran... bilen ve bildiği için inanan... diğeri kovalayan... ezik rolü yapan ama ezen... inandığı için bilmeye gerek duymayan... kapatan... ürküten... Ne masumiyet kalmıştır ne de dualar. Biri ışıkları yaktığında manzara nasıl olacak gören var mı? Bu manzarayı bilenler ve ışıkları yakmaktansa ellerinde ampulleri, kendi istediği yeri aydınlatıp gösteren, sonra da keyfine bakan sen!!! Yine sabah olmasını bekleyeceksin değil mi? Yine nefretini saçacak yeri bilemeyeceksin. Yükün bu nefret olacak ve o nefretten kurtulamayacaksın değil mi? Dik duramayacaksın, haykıramayacaksın... Ya pısacaksın, ya da kaçacaksın sanki seni daha mutlu edecek, daha sana ait topraklar varmış gibi. Güle güle dostum... güle güle... yolun açık olsun...


Ali Emrah...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

4 kişi olduk yetmezmi?bekliyoruz ama bildiğin güneşi değil merhametsiz adaleti