25 Kasım 2011 Cuma

Tower Heist

Perşembe günleri bir ritüel haline getirmeye çalıştığımız sinema bowling günlerinden birinde gişe önünde sıra beklerken hala hangi filme gideceğimize karar veremiyor ve makaraya devam ediyorduk. Belki de sadece saat uygun olduğu için ve çok uzaktaki afişin köşesinde Eddie Murphy'i gördüğümüz için Tower Heist'ı kötünün iyisi olarak seçmiştik.

Çıktığımızda ise son zamanlarda en fazla etkilendiğim filmlerden birini izlemiş olduğumu hissettim. Öncelikle filmin soundtrackleri muazzam, özellikle bas hastaları için. Eddie Murphy'nin ise en iyi yardımcı erkek oyuncuyu alabileceğine bahse girebilirim bu filmde. Aslında bir "ekşın" filme girdiğinizi sanarken oldukça gülüyorsunuz. İlk kısımlar olay örgüsünü seyircide oturtmaya çalışması hasebiyle biraz uyku getirici olsa da çetenin toplanma süreci sizi tamamiyle filmin içine çekiyor ve arayı saymazsak filmin sonunda kendinize geliyorsunuz.

Güzel bir gün geçirmek isteyen, güzel bir günün sonunda güzel bir film isteyen yahut güzel bir güne başlamak için başarılı bir film arayan herkes mevzubahis gününün içine Tower Heist'ı bir şekilde eklemeli.

Hiç yorum yok: