Nice oldu unutalı seni
Sorma nerelerdeydim
Yavaş yavaş öldüren
İçimde kül olan korlarda
Nöbet bekledin mi ki beni
Alevler söner teninde
Buz kestiğim dünlerde
Utanırım, hatırlayamam
Atılırım
Söyleyemem
Susarım, susarım, susarım...
13 Ocak 2012 Cuma
Öğreten
...duymak istediğiniz şeyi söyleyen değil, sizin gerçeği görmenize yardımcı olacak, gerektiğinde can yakacak şeyleri söyleyenlerdir asıl öğretenler...
Yine
Karanlıkta tuttuğun silüetlerin
Saf duyguları
Kendimi kandırışları
Özrün kabahatinden yüce
Bir şey unutmadın mı
Çıkarken
Kendini kandırmayı
Daha fazla burada kalmayı
Özürlerini kendine saklamayı
Tekrar tekrar yok olmayı
Bana aşkını anlattığında
Bir kez daha
Kandığımda
Güldüğümde
Saplandığımda
Yanımda olma
Önce sağıma sonra soluma
En sonunda
Yoluma
Yine...
Çıkma...
Saf duyguları
Kendimi kandırışları
Özrün kabahatinden yüce
Bir şey unutmadın mı
Çıkarken
Kendini kandırmayı
Daha fazla burada kalmayı
Özürlerini kendine saklamayı
Tekrar tekrar yok olmayı
Bana aşkını anlattığında
Bir kez daha
Kandığımda
Güldüğümde
Saplandığımda
Yanımda olma
Önce sağıma sonra soluma
En sonunda
Yoluma
Yine...
Çıkma...
11 Ocak 2012 Çarşamba
Karanlık Yolcu

Dünyanın başı elbet dönecektir bir gün dönmekten demek, son pişmanlığın sabaha varmayacağı dar koridorlarda yürümek gibidir bir aşağı bir yukarı. Gafiller güneş battı sanar, karanlık olur derler oysa sadece ışık azalır. Karanlık değil, ışığın yokluğu vardır. Çarpmazsa saksıdan bedenlerinizdeki gübreli edebinize, saklayabiliriz sanırsınız pisliğinizi. Ama görürüm ben, bilirim çünkü karanlığın sizin yanılsamanız olduğunu. Biliyorum, çünkü karanlık benim gerçeğim. Sağım solum önüm arkam gafilken, ben avlanırım içimdeki karanlık yolcuyla yollara düşüp. Kana kana içerim gecenin soğuğunu, siz gün ola hayrola derken. Beceriksizliğini örtbas eden, kafayı gömerek kendi görülmeyecek zanneden deve kuşları gibi insanlar ve bu insanları tanıma senelerinden biri. Kaçışın sonunun meçhul olduğuna ikna olduktan sonra bitti geceye küsmelerim. Bana bıraktığınız için de sevinçliyim. Kaçak avcılar cümle kuramadıklarından karanlığı severler, insanlar karanlıkta göremezler, kolay olur avlamak. Ama ben avlanmam, bilirim karanlık yoktur, ışık azdır, ve sen de onlar gibi korkaksındır. Gün ışıdığında ise karanlık hala bendedir, sen aydınlık yüzümü görürken. Onu hakettiğini gösterirsen, karanlık yolcum... peşinden gelecektir. Ardına düştüğü hiçbir devekuşu, kafasını topraktan çıkartamamış, ne olduğunu anlamamıştır daha. Soğuk bir ürperti önce, sonra bacaklarda hissizliğin valsi. Buraya gelmeyecektin dersen ödünü almayacaktım derim. O gece bu gece diyor ya hani lam koleksiyoncusu, ben de o gün batışı, bu gün batışı diyorum. Karanlığın olmadığını göreceğin, ışığın yokluğu içinde tam burnunun ucunda belireceğim. Şanslıysan dudaklarında, değilsen gırtlağında hissedeceksin beni; kurtulduğunu sandıktan tam 9 saniye sonra...
5 Ocak 2012 Perşembe
4 Ocak 2012 Çarşamba
Dipten
Hiç olmadığı kadar yenik beden. Titremekte, bulanmakta, dönmekte olduğu yerde. Dağı tepeyi aşmaktan yorulmadı da mutluluğa yenik düştü. Duman olmuştu halimiz kolumuzdan tutmasaydı dostlar. Zehir olan gece mi, zehir dolan kan mı yatalak eden şey bünyeyi? Nerde yaşarsan yaşa, hepsi yalan... giderek kanımız zehir doluyor farkında olmadan. Dost dediğin kalbini soymuş demek yerine kolundan tutana baktığında göreceksin aslında tam da halimizin duman olmadığını. Biz kimiz diye sorduğunda daha kolay cevap alırsın belki. Ve böylece kimse düştüğünde, asla yerde bulmaz kendini.
3 Ocak 2012 Salı
Ales İlkbahar Startı
Murat Yayınlarından aldığım konu anlatımlı ales kitabı tam aradığım şeyleri barındırıyor. Anlatılan konunun içinde çözümlü yerine "açıklamalı" sorular var ve yine her konunun içinde o konuyla ilgili son 10 sene içinde çıkmış ales soruları da var. Sözel ve sayısalı bir arada barındırması ise kitabı iyice tercih sebebi kılıyor. Bravo.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)