13 Kasım 2011 Pazar

TUYAP 2011 - kayıntılar

12 kasım, yani ilk günde, aynı anda ne kadar yük taşıyabildiğimi bana gösteren şeyler...


Adam Smith - Milletlerin Zenginliği

Seda Bayındır - Atatürk'ün kültür ve spor politikaları

utkan kocatürk - kaynakçalı atatürk günlüğü

ahmet yıldız - ne mutlu türküm diyebilene; türk ulusal kimliğinin etno-seküler sınırları (1919-1938)

Johan Huizinga - homo ludens

istanbulun 100 spor kulübü -

jean gimpel - orta çağda endüstri devrimi
sina cimcoz - efsanelerin takımı fenerbahçe
philippe corcuff - siyasetin büyük düşünürleri
gençler için çağdaş tarih
yaklaşık 125tl...

20 Ekim 2011 Perşembe

Son kullanma tarihi

Kafası bozuk pazar gününe yakışan köhne trenin kapıları açık. Bir serçe sıçradı içeriden, girdiği kafesi farkedip kaçarak muhtemelen. Ben girdim sonra o kapıdan. Kaçışlarımın, özgürlüğümün metaforu; aşklarımı, kimi zaman gelecek umutlarımı yüklediğim trene sadece eve ulaşmak için biniyorum. Şehrin migreni tuttu bugün, siniri bozuldu, uyumak istedi. İstanbul bugün yorgun ve ben tükettim bu şehri, anladım...

28 Eylül 2011 Çarşamba

UMUT

... "Umut mutlu da değil, mutsuzda gizlenir. Mutlu umudu kovarken, mutsuz umuda kucak açar. Mutlu şimdiyken mutsuz gelecektedir. Gülmek bir yanılsamayken, somurtmak gerçektir.Sebeple mutsuz insanları her daim sevmek gerekir."

26 Eylül 2011 Pazartesi

SUS

Sonbahar uzun sürecek. Mevsim hüzün dolu, atfedilen suçlardan uzak. Tesadüfen sustun. Tam da mevsiminde. Na-analitik ve gayri-sosyal başarıların, ruhunun sıkışmışlığında daha da köreltirse seni siktiret. Bu saatten sonra kurtuluşun olmaz.

Başaramayacaksın. Neyi başarmak istediysen başaramayacaksın. Yükseldikçe daha az başaracaksın. Hayatın kolaylaştıkça, insanlar senin egolarını şişirdikçe, kazandıklarının marjinal faydası düşecek. Kolay elde edip, zor elde tutacak ve hep emir kipinde çattığın kaşlarınla yenileceksin. Elde ettiğin hiç bir şey senin zaferin olmayacak; karşındakinin feda ettikleri ve belki de zorundalıkları. Herkes muhtaç olduğu için gözünün içine bakacak, babasının, amcasının, annesini hayrına ve sonra sen de gözlerini kapatacaksın. Susacaksın. Konuşamayacak, ağlayamayacak, en kötüsü de asla anlayamayacak... sadece susacaksın...

25 Eylül 11

05:34

Namuzeffer Komutan

Yapay ışıklar ancak kalemimi aydınlatacak kadar kaldılar. Aydınlık rahatsız eder beni, mutluluk da öyle. Kimisi hak etmediğimi söyler güzel şeyleri, oysa aynada gördükleri güzellikler değil sadece kendileri ve biri ona mutlaka bunu söylemeli. Bir adanın dondurucu soğuğu, yaşama çabası ve vahşet ihtimali. İşte olmak istediğim yer. Soğuk üşütmez, kendine getirir eğer aradığın şey gevşeyip mutlu olmak değilse.

Küçük bir hava saldırırsı seninkisi, nerede durmam gerektiğini bildiğim için zerre etkilenmediğim. Üstelik senin de amacın sadece uçağa binip kaçmaktı. Dönmeyeceği yere bomba bırakmak mağlup ve zavallı komutanların işidir. Fethi zaferle sonuçlanmayan namuzeffer komutan; yıkım ve zararın sadece senin adına yaptıklarıma. Yangın söndüğünde her şey benim istediğim gibi kalacak. Bıraktığım gibi...

25 Eylül 11

5.26

Hoşgeldin En Mutlu An

Koca yıl geçmiş. Ömür yaşanmış belki yıldan çok. Ömür yaşlanmış. Sen feda edilmiştin. Ama gitmemişsin. Hoşgeldin. İyi ki gitmedin, ben seni elimin tersiyle itsem de....

19 Aralık 2010 Pazar

Ales nedir?

- Yaş otuza gelse de bitmeyecek "çoktan seçmeli hayat" çilesidir

- Bir saat önceden sınav yerinde olmanızı isteyip kapıyı açmamak ve talep edilen saatte orada sap gibi dikilmek zorunda bırakılanları 20 dakika yağmur altında ıslatmaktır.

- Eskiden hepsinin akıllı, bilgili ve örnek insan sandığınız öğretmenlerin aslında tıpkı her meslekte olduğu gibi çeşit çeşit olduklarını, gerzek eşantiyonlarının ise size düştüğünü görmek, en ufak şeyleri bile bir çocuk beceriksizliğiyle gerçekleştirememelerini izlemektir.

- Su ve şekerleme bizden diyip sınava giren öğrenciye son dakika kazığıyla suyu serbest bırakmak, onu haberdar etmeyip 3 saat boyunca dili damağı kuru şekilde orada tutmaktır.

- Sinirlenen ve su kazığı yüzünden fiziksel açıdan düşen öğrenciyi "ilk 135 dakika dışarı çıkılmaz" yasağı ile orada hapsetmektir.

- Biz yaptık oldu, zihniyetinin... hayatınızın ne kadar kolay harcanabileceğinin, bir memleket manzarasının sürrealist yorumudur.